klasik müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
klasik müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Kasım 2010 Pazar

müzik - farid farjad - golha


tanıştırayım, farid farjad, o "kemanı ağlatan adam", dünyanın en iyi keman virtüözlerinden birisi
iran da doğmuş büyümüş ama rejimden kaçarak amerikan vatandaşı olmuş 
"golha" ise memleket özlemiyle yaptığı bestesi


keman zaten hüzünlü bir saz, bir de onun elinde gerçekten ölüdürücü bir silah oluyor
buyrun ben sizi başbaşa bırakayım

mp3 indir / dinle

27 Ekim 2010 Çarşamba

müzik - cem adrian


Can Dündar'ın Cem Adrian hakkında yazdığı köşe yazısı.

Önceki gece bir ses duydum; daha önce duyduğum hiçbir sese benzemiyordu.
Daha doğrusu daha önce duyduğum tüm sesler o seste buluşmuş gibiydi. 
Baştan anlatmalıyım:
***
2 ay önceydi.
İstanbul'da Fazıl Say'a bir arkadaşı "Şunu bir dinle" diye bir CD verdi.
Edirneli, 24 yaşında bir müzisyenin tanıtım amacıyla yaptığı bir kayıttı bu... Bir süre yerel radyolarda DJ'lik yapmış, bir yıl önce de İstanbul'a gelmişti. Bir yandan deneysel müzik çalışmaları yaparken, öte yandan Etiler'de bir kahvede fal bakarak hayatını kazanıyordu.
Fazıl Say, sesi dinleyince irkildi.
Daha önce hiç böyle bir şey duymamıştı.
Kah kendi bestelerini, kah bildik şarkıları söyleyen bu genç adam, peş peşe bas, bariton, tenor, alto, soprano, koloratür soprano sesleri çıkarabiliyordu.
Yani "tek başına çok sesli koro"ydu.
7 oktav genişliğinde bir sese sahipti.
Hem Louis Armstrong hem Elvis Presley gibi okuyabiliyor; pop, caz, klasik, her telden ve makamdan söyleyebiliyordu.
Klarnet sesini de, trombonu da, sivrisinek vızıltısını da taklit edebiliyordu.
***
O gece uyuyamadı Fazıl Say...
Sabah CD'deki sesin sahibiyle tanıştı. Uzun boylu, yakışıklı, rahat tavırlı bir gençti bu...
Ona, gırtlağındaki materyalin farkında olup olmadığını sordu.
"Farkındayım" dedi genç kayıtsızca...
Ama nota bilmiyordu ve müzisyen olmaya pek niyeti yoktu.
Fazıl ona bu sesle müzik eğitimi alırsa 1 yıl içinde bir dünya starı olabileceğini söyledi. Ve kendisini bu dönem ders vermeye başladığı Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi'ne davet etti.
Mucize ses, kısa süre sonra Ankara'daydı.
Orada kendisini ses uzmanı, Bilkent Senfoni'nin şefi İbrahim Yazıcı dinledi ve hemen Fazıl'ı arayıp şu yorumu yaptı:
"Böyle bir ses, dünyaya bin yılda bir gelebilir."
Gencin gırtlağı muayene edildiğinde bir mucizeyle karşı karşıya olduklarına iyice emin oldular:
Ses telleri normal bir insanınkinin 3 katı uzunluğundaydı.
***
Önceki gece Fazıl Say'ın davetiyle Bilkent'e, o mucize sesi dinlemeye gittim.
Konserde "Fazıl'ın harika çocuklar"ı birer birer sahne alıp umut ateşleri yaktılar.
Ve en son Cem Adrian davet edildi sahneye...
Siyahlar giyinmiş orkestra üyelerinin arasından bordo bir gömlek ve koyu renk kotla geçti. Ayağındaki sabo, pantolonunun paçalarını eziyordu.
Fazıl piyanoda yerini aldı, o mikrofona geçti ve kendi bestelediği bir şarkıyı söylemeye başladı.
Tizden okurken, aniden kalınlaşıyor, ağzını açtıkça sesler alfabesinin bütün harfleri, ses tellerine konmuş kuşlar gibi rahat, coşkuyla ve zorlanmadan uçuşuyordu.
Konserini bitirdiğinde aynı rahat ifadeyle "Ben, sadece şarkı söylemek için doğduğumu düşünüyordum" dedi.
"Mucizelere ve meleklere" inanıyordu. "Fazıl meleği"yle tanışması, onun mucizesiydi.
Fazıl cevaben şöyle dedi:
"Yıllar sonra bir gün 'Cem'in ilk konserinde biz de vardık' diyeceksiniz keyifle..."
Cem Adrian ismini hafızanıza yazın. Yakında çok sık duyacaksınız.

25 Ekim 2010 Pazartesi

müzik - fazıl say - kara toprak

Fazil Say - Black Earth from volkan ertunç on Vimeo.

"benim sadık yarim kara topraktır" Aşık Veysel'in unutulmaz eseri Fazıl SAY'ın piyanosunda yeniden hayat bulmuş
öyle de güzel olmuş ki bunun üzerine yazı yazılmaz ancak dinlenir.
Büyük ozanı rahmetle anıyorum. Ruhun şad olsun.

16 Ekim 2010 Cumartesi

müzik - vivaldi - 4 mevsim yaz


Vivaldi - Dört Mevsim Konçertosu / Yaz | Facebook Video

müzik - vivaldi - 4 mevsim ilkbahar


Vivaldi - Dört Mevsim Konçertosu / İlkbahar | Facebook Video

müzik - vivaldi - 4 mevsim sonbahar

müzik - vivaldi - 4 mevsim kış


klasik müzik deyince peşin bir hükmümüz var, benim de var senin de var, itici geliyor daha dinlemeden.
oysa bu durum klasik müziğe de kendimize de büyük bir haksızlık değil mi? ne yani bu müzik türü sadece belli bir zümre için mi üretiliyor? bizim, biz sıradan insanların bu müzik türünü dinlemeye hakkımız yok mu? evet "hak" dedim, çünkü bu peşin hükmümüz sayesinde bu ince zevkten keyif alma hakkımızı kendi elimizden alıyoruz. 

bir nevi mahalle baskısı yüzünden her birimiz birbirimize benzedik, klasik müzik dinlersem, mesnevi okursam, ney üflersem, arabesk dinlemezsem, saçımı her kes gibi kestirmezsem........

kendin için bir iyilik yap, tüm peşin hükümlerinden kurtul, sanat, stil, yaşam tarzın hakkında tüm alışkanlıklarından kurtul. en az bir kere değişik sanat dallarından eserler izle, oku, dinle. bizden eğitimli, görgülü insanların ne kadar hakkı varsa bu hayatın ince zevklerinden keyif almaya, insan olduğunu fark etmeye, senin 

de var,  benim de var.

tamam top yekün klasik müzik delisi olmayacağız ama hiç değilse o kemanın, piyanonun sesinden ruhumuza akacak bir kaç damla serpintiye de izin verelim. bunu yaptık diye bize gülmeye kalkana da biz içimizden gülelim.

ara sıra klasik müzik de tavsiye edeceğim bundan sonra, ne olur dinlemeye ve anlamaya çalışın.

15 Eylül 2010 Çarşamba

müzik - fazıl say - cem adrian


şimdi sizden 5 dakika ve 29 saniyenizi rica ediyorum
fazıl say ve cem adrian birlikte müzik ziyafeti sunuyorlar
bu tür müziğe ve bu adamlara peşin hükümlüyüz evet ben de dahil bu böyle
ama ben dedim ki; ya hu nedir bu adamlar? dinleyenler neden dinliyorlar? biz neden sevmiyoruz? 
hiç denemeden sevmiyormuşuz, ben özellikle dinlemenizi tavsiye ediyorum
yok böyle bir şey, bir insanın sesi bunları yapabilir mi?
ikisi de muhteşemmm

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...