roman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
roman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Aralık 2011 Perşembe

kitap - inci aral - şarkını söylediğin zaman


bu aralar bunu okuyorum, dost tavsiyesiyle aldım. dün gece başladım ve çok beğendim. dönem romanı, konusu tabi ki aşk. tam benim tarzım. Vedat Türkali nin bir gün tek başınası ve Zülfü Livaneli nin serenadı tadı ve tarzında bir kitap olduğunu söyleyebilirim.

hani dizisi olsa hepiniz yayınlandığı günü iple çekersiniz, bence dizisi kitabının tadını vermez ama. müthiş anlatım, içinizi titretecek bir hikaye. şiddetle tavsiye olunur.

11 Kasım 2011 Cuma

kitap - tutunamayanlar - oğuz atay

  1. oguz atay'ın aşmış yapıtı... kutsal kitap... başucu eseri... günseli ve selim isik'a bir arada ve ayrı ayrı aşık oluyor insan... günselim kavramını çıkartıyor ortaya... insan içindeki disconnectus erectusu çıkartıyor ortaya...
    (abani, 06.08.1999 ~ 17.05.2004 18:38)
  2. turkçe'de yazilmiş en iyi romanlardan biri. ama etrafta "biz kaybedeniz abi", "hepimiz disconnectus erectuslardan geliyoruz" vb. diyerek dolaşan ve paçalarindan samimiyetsizlik akan insanlar görmek iyi hisler uyandirmiyor adamda, o da baska bir mesele..
    (dispossed, 06.08.1999 ~ 21.12.2004 23:21)
  3. hayatın içeriğine ve biçimine katlanamayan...
    (catharsis, 19.06.2000 23:40)
  4. oguz atayın 1971 tarihli ılk romanı
    1970yılında trt roman odulunu kazanmıshtır.
    (arcadia, 10.02.2001 23:10)
     #317077 paylaş   şikayet et 

  5. momentlerin kaldirilmasi uzerine olan kismi muhendis olarak acaip sevdigim kitap.
    (r12, 10.02.2001 23:16)
  6. (bkz: denemeyenler)
    (dementia, 10.02.2001 23:36)
  7. inanılmaz bir kitap. söylicek o kadar çok şey varki hiç bişey yok.
    (6 45, 15.02.2001 22:39)
  8. " hayatım hayatımın romanı olsun" o. atay (tutunamayanlar)

    selim işık... turgut özben... oğuz atay
    ben bu adamlar adına ağaç diktim ! bu kitap beynini bulandırıyor insanın ya da beyni bulanmışlar anlayabiliyor oğuz atay'ı ve anlattığı intihar hikayesi görünümündeki "tutunamamazlık" yazgısnı...

    disconnectus erectus: ben
ekşi sözlükçülerin yorumları bunlar, üzerine benim katabileceklerim,

bir kere kitap ağır bir psikolojik roman, adıyla müsemma, tutunamayanların kitabı, dolayısıyla sizin öznelinize göre kitabın tadı değişiyor, zaman zaman temposu düşen, zaman zaman şaşırtıcı tespitlerle su gibi akan bu kitap, gerçek okuyucuya hayatında köklü değişiklikler yaptırtacak kadar hayatın içinden,

yok ben polisiye okurken iyiyim danke diyorsanız, bence de uzak durun. kitap okuyayım derken bunalıma girme riskiniz var.


22 Ekim 2011 Cumartesi

kitap - puslu kıtalar atlası - İhsan Oktay Anar


polisiye polisiye nereye kadar di mi? şöyle bi tarz değiştireyim zihnim açılsın diyorsan okumaya değer bir roman, durmadan ekşın, bir arkadaşım bu kitabı karayip korsanlarına benzetmişti, yerinde bir benzetme, o kadar heyecanlı ve tarihsel bir macera. 

12 Ekim 2011 Çarşamba

kitap - sivrisinek sahili - paul theroux

tamam hayatımın kitabı değildi, üstelik zaman zaman sıkıcıydı. Ama adrenalinimi yükselten bir felsefesi vardı işte, şu lanet dünyaya bir iki küfürde ben ettim, kendi sivrisinek sahilimi hayal ettim.

yeniden dünyaya gelme şansım olsa, dinlerin icat edilmediği bir tarihte dünyaya gelmek isterdim, henüz, misyonerlerin elimize süslü kitaplar verip topraklarımızı almadığı bir devirde, hür ve gayesi sadece yaşamak olan bir adam olmak isterdim.

bizim bir yerlerde atladığımız bir şeyler var ama ne? bir şeyi gözden kaçırıyor olmasak hayatlarımız bu kadar zor olmazdı. bir sürü kuru felsefe işte, neyse daraltmayayım sizi. ben düşünmekten bitap düştüm, bulamadım. bir şey eksik ama ne


bir daha böyle kitaplar okumayayım bari, aynı psikolojiye "bütünün bir parçası" nda da girmiştim, polisiye oku gitsin değil mi? a be salak, Bilinç, korkunç bir lanettir. Düsünürsün, hissedersin, acı çekersin... ne gereği var şimdi ki.

aslında niyetim başka bir yazı yazmaktı ya, kafa öyle karışık ki, 

bu arada sadece kafan karışık, yoksa işlerim çok çok yolunda, her şey güzel, borçlu olmamak hissini yıllar sonra ilk defa yaşıyorum, ya da yaşayacağım, içimdeki "eyvah" hissini unutmak zaman alacak biraz, ne zaman şöyle bir iki saniye dalsam, sanki bir alacaklım kapıya gelecekmiş, ya da arayacakmış gibi irkiliyorum halen, ama öyle birisi kalmadı şükür.

söz yarın değişik bir konuda daha olumlu yazacağım, şimdilik hoş kalın, hoşçakalın..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...